Cumhuriyet’in kuruluşuna tanıklık etmiş, Eskişehir’in kalbinde filizlenerek dört kuşaktır aynı heyecanla büyüyen bir hikâye bu. Nilay Güneş Erdemir’in dördüncü kuşak temsilcisi olduğu Balkan Helva, sadece bir üretim tesisi değil; geçmişin ustalığını bugünün vizyonuyla harmanlayan yaşayan bir müze gibi. Şekerin tahinle, emeğin sabırla birleştiği bu tarihi yolculukta, “Klasikler ölmez” mottosuyla raf ömrü ve fabrikasyon üretim kıskacına direnen bir ailenin, Eskişehir’in meşhur Met helvasından Nuga helvasına kadar uzanan tatlı mirasını nasıl koruduğuna şahitlik edeceksiniz.
Nilay Hanım hoş geldiniz. Balkan Helva, köklü geçmişiyle şehrimizin en önemli değerlerinden biri. Bize kendinizden ve firmanızın tarihçesinden bahsedebilir misiniz?
Merhaba, hoş geldiniz. Ben Nilay Güneş Erdemir, Balkan Şekerleme ve Helvacısı’nın dördüncü kuşak yöneticisiyim. Firmamız, sizin de belirttiğiniz gibi tam 100 yıllık, Cumhuriyet ile yaşıt bir kurum. Eskişehir’deki ana faaliyet alanımız tahin helvası olmakla birlikte; şehrimize has Met helvası, Nuga helvası, akide şekerleri ve Türk lokumu üretimi gerçekleştiriyoruz.

Eskişehir denince akla ilk gelen lezzetlerden biri şüphesiz Met helvası. Bu eşsiz lezzetin hikâyesi nedir ve popülerliği nasıl bu noktaya geldi?
Met helvası aslında Sivrihisar yöresine ait geleneksel bir lezzettir. Eskiden bu yörede oynanan bir oyunun sonunda, oyunu kaybeden tarafın diğerlerine yapıp ikram ettiği bir helva olarak bilinir. Son yıllarda Eskişehir’deki turizmin gelişmesiyle birlikte insanlar yanlarında götürebilecekleri yerel bir lezzet aramaya başladılar. Çiğ böreği paketleyip götürmek mümkün olmadığı için Met helvası bu ihtiyacı karşıladı. Biz de Balkan Helva olarak Met helvasının sanayi tipi üretimini başlatan ve uygun ambalajlarla Türkiye geneline sunan ilk firmalardan biriyiz.
Yüz yıllık bir firmanın dördüncü kuşak yöneticisi olmak büyük bir gurur olsa gerek. Ancak bu durumun omuzlarınıza yüklediği bir sorumluluk var mı?
Kesinlikle çok ağır bir sorumluluk. Türkiye’de şirketlerin genellikle ikinci kuşağı dahi aşamadığı bir ortamda, bir asırdır ayakta kalmak büyük bir disiplin gerektiriyor. Bizim sarsılmaz iki temel ilkemiz var: Kalite ve tazelik. Babam da dahil olmak üzere yönetimimiz üretim mutfağından geliyor. Bu gelenekleri koruyarak geleceğe taşımak bizim en büyük vazifemiz.
Kent Dergi olarak bu sayımızda “Mutluluk” konusunu işliyoruz. Bir tatlı üreticisi olarak hem müşterilerinizin hem de bir aile gibi olduğunuzu söylediğiniz çalışanlarınızın mutluluğu için neler yapıyorsunuz?
Biz çalışanlarımızı ve onların ailelerini kendi ailemizin bir parçası olarak görüyoruz. Gerek sosyal haklar gerekse üretim ve çalışma koşulları açısından onları memnun etmek için elimizden geleni yapıyoruz. Müşteri tarafında ise geri dönüşler bizim için en kıymetli hazine. Gerek lezzet konusundaki övgüleri gerekse ambalaj ve sunum konusundaki eleştirileri tek tek değerlendiriyoruz. Yol haritamızı bu geri bildirimler ışığında çiziyoruz.

Balkan Helva ürünlerine her yerde ulaşmak mümkün mü? Satış stratejinizden bahsedebilir misiniz?
Bizim en büyük farkımız burada başlıyor. Temel prensibimiz taze üretim olduğu için hiçbir markette veya raf ömrü uzatılmış ürünlerin satıldığı alanlarda yer almıyoruz. Satışımızın tamamını kendi yedi şubemiz üzerinden gerçekleştiriyoruz. Ürünler tesisimizden günlük olarak çıkıyor ve şubelere dağıtılıyor. Şehir dışından bu lezzetlere ulaşmak isteyenler için de balkanhelva.com.tr üzerinden online satış hizmeti sunuyoruz.
Üretim aşamasında “katkı maddesi” konusundaki tavrınız nedir ve geleneksel yöntemleri modern teknolojiyle nasıl harmanlıyorsunuz?
Yaklaşık 80 yıldır aynı tedarikçilerle çalışıyoruz. Yerli susamdan elde edilen özel tahinimizi Eskişehir Şeker Fabrikası’nın şekeriyle buluşturuyoruz. Üretimde depolama ve paketleme gibi alanlarda modern teknolojiyi kullansak da helvayı helva yapan “kürekleme” işlemini hala insan eliyle ve geleneksel yöntemlerle yapıyoruz. Raf ömrünü uzatmak için asla katkı maddesi kullanmıyoruz; çünkü bizim önceliğimiz raf performansı değil, ürünün tazeliği ve lezzetidir.
Ürün gamınız oldukça geniş. Okurlarımız için çeşitlerinizi özetler misiniz?
Tahin helvası grubunda sade, kakaolu, Antep fıstıklı ve yaz helvamız mevcut. Yöresel grupta Met helvası (sade, kakaolu, Antep fıstıklı, haşhaşlı, leblebi tozlu) ve Nuga helvamız (gofret arası beyaz helva) yer alıyor. Ayrıca klasik akide şekerimiz ve yaklaşık 30 çeşit Türk lokumuyla hizmet veriyoruz.
Son olarak, değişen tüketim alışkanlıkları ve sporcu diyetlerine yönelik “şekersiz helva” taleplerine yaklaşımınız nedir?
Bu soruyla çok sık karşılaşıyorum ancak cevabım net: Klasikler ölmez. Helva klasik bir yiyecektir. İçinden şekeri çıkarıp yerine hurma veya yapay tatlandırıcı koyduğunuzda o artık helva değil, bambaşka bir şey olur. Biz bu geleneği bozmak istemiyoruz. İnsanlar her şeyi tüketiyor, biz diyoruz ki: “Bırakın da 100 gram helvayı gerçek tadıyla, klasik haliyle yiyelim.”








