Güncel

MODERN ZAMAN AMAZONLARI

Suyun Üzerine Yazılan Bir Kadın Manifestosu

Bir kadının gücünü asla hafife almayın; hele ki bir araya gelmiş ve aynı hedefe kilitlenmişlerse… Eskişehir’de bir kıvılcım olarak başlayıp Türkiye’de “kadın kategorisi”nin açılmasına öncülük eden, ardından uluslararası sulara açılan bir ateş onlar. Amazonlar Dragon Kadın Kürek Takımı, kürek çektikleri her metrede kadınlara dayatılan “yapamazsın” sınırlarını biraz daha aşındırıyor. Onlarınki; ter, azim ve kız kardeşlik yeminiyle yazılmış bir manifesto.

Bu ay kapağımızda; davulun sesiyle tek yürek olan, engellere çarpmaktan korkmayan ve arkalarından gelenlere yolu açan gerçek rol modellerini ağırlıyoruz.

Bugün Arabasız Pazar’da, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ayşe Ünlüce’nin başlattığı bu özel günde Atatürk Bulvarı’nda birlikteyiz. Önce sizi tek tek tanıyalım mı?

Amazonlar:

Solmaz Mercan: 2020’den beri takımdayım. Muhasebeciyim. Kadın Dragon takımı olarak yarışlara katılıyoruz; erkeklerle aynı parkurda kürek çekiyoruz.

Rahime Çelen: Emekli öğretmenim. Eskişehir’de su sporları başladığından beri yarışların içindeyim. Önce karma takımlardaydık, şimdi yarışlarda kadın takımı olarak yer alıyoruz.

Eser Büyükcan İlhan: Emekli müzik öğretmeniyim. 2019’dan beri takımdanım. Büyük bir keyifle davul çalıyorum; ritmi tutuyor, enerjiyi yükseltiyorum.

Naime Karapaça: Ev hanımıyım. 2019’da takımı birlikte kurduk. Büyük bir zevkle kürek çekiyorum.

Yasemin Gürler: Emekli turizmciyim. Eskişehir’de ve takımda yeniyim. Amazonlar bana yeniden başlama cesareti verdi. Sadece sporda değil, “imkânsız” denilen her alanda ilham olduklarına inanıyorum.

Rabia Salih: Muhasebeciyim. Takıma yeni katıldım. Bu kadın birliğinin parçası olmaktan gurur duyuyorum.

Sema Çeliksoy: Anadolu Üniversitesi’nde öğretim görevlisiyim. 2022’den beri buradayım. Kürek çekerken sadece spor yapmıyoruz; kadının toplumun her alanında var olması gerektiğini hatırlatıyoruz. LÖSEV için, çeşitli dernekler için ve kadına şiddete dikkat çekmek amacıyla kürek çektik.

Çağrı Uzman: Fizyoterapistim. Kadınız, ayrımsız buradayız diyorum.

Amazonlar’ın doğuş hikâyesi nasıl başladı?

Amazonlar: 2019 yılında Porsuk’ta yapılan dragon yarışlarında bir gerçekle karşılaştık: 12 kişilik bir teknede en fazla 3 kadın yarışabiliyordu. “Neden yarı yarıya değil?” diye sorduk kendimize. Cevabımızı yetkililere sözle değil, eylemle verdik. “Eğer eşit olmayacaksa, o zaman kendi takımımızı kuralım” dedik. Bir kafede başlayan o sohbet, Anadolu’daki ilk kadın dragon takımının doğuşuna dönüştü.

Hiç engellerle karşılaştınız mı? “Kadınlar yapamaz” diyen oldu mu?

Amazonlar: Oldu. Alaycı sözler de duyduk, küçümseyen bakışlar da gördük. “Sizin burada ne işiniz var? Zaten kazanamayacaksınız” diyenler oldu. Ama biz kazanmak için değil, görünmek için yola çıktık. Kadının gücünü göstermek için. Zamanla başarılarımızı gören federasyon kadın kategorileri açmaya başladı. Bugün birçok şehirde kadın takımları var. Buna öncülük etmiş olmak bizim en büyük gururumuz.

Erkek takımlara karşı çıktığınız ilk yarışta ne hissettiniz?

Amazonlar: Sonuçtan bağımsız olarak biz o gün kazandık. İlk üçe giremedik ama bir onur kupası aldık. 29 Ekim’de Yılmaz Büyükerşen’in elinden kupamızı aldığımız anı unutamayız. Bozkırın ortasında, denizi olmayan bir şehirde su sporunda kadın takımı olmak… Asıl başarı buydu.

Kıyafetleriniz, aksesuarlarınız… Hepsi çok dikkat çekiyor. Bunları kendiniz mi yapıyorsunuz?

Amazonlar: Evet. Taçlarımızı, eteklerimizi, kolyelerimizi atölye çalışmalarıyla kendimiz hazırlıyoruz. Amazonlar tarihte savaşçı kadınlardı. Biz de o felsefeyle yola çıktık. Kendi emeğimizle, kendi gücümüzle…

Sizi izleyen kadınlara ve özellikle kız çocuklarına ne söylemek istersiniz?

Amazonlar: Yarışlara gittiğimiz şehirlerde küçük kız çocukları yanımıza gelip, “Ben de büyüyünce Amazon olmak istiyorum” diyor. İşte bizim en büyük kupamız bu cümle. Çünkü biz sadece kürek çekmiyoruz; cesaretin, dayanışmanın ve birlikte başarmanın mümkün olduğunu gösteriyoruz. Dragon botta 12-16 kişi aynı anda kürek çeker. Ritim, senkron ve denge olmadan tekne ilerlemez. Herkes aynı hedefe inanmalı, aynı anda suya girmeli. Hayat da böyle… Birlik olmadan, birbirimizi hissetmeden yol almak mümkün değil. Kız çocuklarına ve tüm kadınlara şunu söylemek istiyoruz: “Yapamazsın” denilen her yerde bir adım daha atın. Çünkü dayanışma varsa, imkânsız diye bir şey yoktur.

Antrenman koşullarınızın zor olduğunu biliyoruz. Destek anlamında bir mesajınız var mı?

Amazonlar: Eskişehir’de suya çıkma imkânımız kısıtlı. Kışın spor salonlarında çalışıyoruz. Bazen iskelede suya bakarak, elimizde sopalarla “kürek çekiyormuş gibi” antrenman yapıyoruz. Diğer şehirler bize “Nerede çalışıyorsunuz?” diye hayranlıkla soruyor. Cevabımız: “İmkânsızlıkta.” Haftada bir-iki gün bile düzenli suya çıkma imkânı sağlanırsa çok daha güçlü olacağız.

Kadınız, ayrımsız, buradayız!
Amazonlar!