Küllüoba Ekmeği

Küllüoba Ekmeği

5200 Yıllık Ekmek

Yeni ☆☆☆☆☆ İlk puanı sen ver

Tarihin içinden günümüze

Tarihi Alan Seyitgazi 13 görüntülenme 0 yorum
+13Tüm fotoğraflar
S
Çalışma Saatleri Bilgi yok
Yol Tarifi

Hikâyenin Başladığı Yer

Toprağın Altında 5000 Yıl Bekleyen Ekmek

Hikâye, Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde, Yenikent Köyü'nün yaklaşık 1,3 kilometre güneyindeki Küllüoba Höyüğü'nde başlıyor. Bugün çevresine baktığınızda sakin Anadolu bozkırını görüyorsunuz. Oysa toprağın altında, MÖ 3500'lerden başlayarak binlerce yıl yaşamış insanların evleri, sokakları ve günlük hayatlarının izleri bulunuyor.

Yaklaşık MÖ 3200'lerde, burada yaşayan biri bir ekmek hazırladı. Tahılları öğüttü, hamuru mayaladı ve ekmeği pişirdi. Fakat bu ekmek yenmedi. Yakıldı ve bir evin kapı eşiğine çok yakın bir yere bilinçli biçimde bırakıldı. Bunun bir ritüelle ilişkili olabileceği değerlendiriliyor. Yanması ise beklenmedik biçimde ekmeğin kaderini değiştirdi: karbonlaşan organik malzeme binlerce yıl korunabildi.

Ve yaklaşık 5000 yıl sonra, aynı eşik yeniden açıldığında ekmek hâlâ oradaydı.

Bugün Küllüoba Ekmeği dediğimiz hikâye, işte o kapı eşiğinde başlayıp günümüz Eskişehir'inin sofralarına kadar uzanan olağanüstü bir yolculuk.

Hikâyedeki Kişiler

5000 Yıllık Hikâyeyi Bugüne Taşıyanlar

Prof. Dr. Turan Efe — Hikâyenin bilimsel başlangıcı

Küllüoba'nın kaderini değiştiren isimlerin başında Prof. Dr. Turan Efe geliyor. 1988–1995 yılları arasında Eskişehir, Bilecik ve Kütahya çevresinde yürüttüğü yüzey araştırmalarında Küllüoba'nın önemini fark etti. 1996'da burada kazıları başlattı. Yıllarca süren çalışmalar sayesinde höyüğün yerleşim düzeni ve tarihsel katmanları ortaya çıkarıldı. Bugün 5000 yıllık ekmeği konuşabiliyorsak, bunun arkasında Efe'nin başlattığı uzun soluklu bilimsel çalışma bulunuyor.

Prof. Dr. Murat Türkteki — Ekmeği dünyaya anlatan arkeolog

2019'dan itibaren kazı başkanlığını üstlenen Prof. Dr. Murat Türkteki döneminde Küllüoba'nın en sıra dışı buluntularından biri ortaya çıktı. 2024'te ekip, gömülü bir evin arka odasında çalışırken eşik yakınında formunu korumuş karbonlaşmış ekmekle karşılaştı. Türkteki ve ekibi buluntu üzerinde incelemeler yaptı; ekmeğin mayalanmış ve pişirilmiş olduğunu belirledi. Böylece küçük bir karbonlaşmış kalıntı, Küllüoba'nın dünya çapında konuşulan hikâyelerinden birine dönüştü.

Küllüoba Kazı Ekibi — 5000 yıllık sessizliği bozan eller

Bu keşif tek kişinin çalışması değildi. Arkeologlar, öğrenciler ve farklı uzmanlık alanlarından araştırmacılar yıllardır santim santim ilerleyerek Küllüoba'yı ortaya çıkarıyor. Ekmeğin bulunduğu bağlamın korunması, belgelenmesi ve analiz edilmesi sayesinde bugün onun yalnızca yaşını değil, yaklaşık 5000 yıl önce nasıl hazırlanmış olabileceğini de konuşabiliyoruz.

Ayşe Ünlüce — Buluntuyu yeniden sofraya taşıyan süreç

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce döneminde hikâye arkeoloji alanından çıkıp şehrin günlük yaşamına taşındı. 2025'te “Zamanın Mayası” sergisinde gerçek ekmek kamuoyuna gösterilirken, Büyükşehir Belediyesi ve Halk Ekmek'in geliştirdiği Küllüoba Ekmeği de tanıtıldı. Böylece müzede görülebilen 5000 yıllık bir buluntu, ondan esinlenen yeni bir ekmekle yeniden Eskişehir sofralarının parçası oldu.

Zaman Çizgisi

5000 Yıllık Yolculuk

MÖ 3500–3200 | İlk Yerleşim
Küllüoba'da Geç Kalkolitik Çağ yerleşimi oluştu. Ardından höyük, İlk Tunç Çağı boyunca önemli bir yerleşim merkezi hâline geldi.

Yaklaşık MÖ 3200 | Ekmek Pişiriliyor
Küllüoba'da mayalanmış ve pişirilmiş bir ekmek hazırlandı. Daha sonra yakılan ekmek bir evin eşik bölümüne yakın noktaya bırakıldı. Karbonlaşması, onun binlerce yıl korunmasına yardımcı oldu.

1988–1995 | Bölge Araştırılıyor
Prof. Dr. Turan Efe, Eskişehir ve çevresinde kapsamlı yüzey araştırmaları yaptı. Bu çalışmalar sırasında Küllüoba'nın bilimsel önemi daha belirgin hâle geldi.

1996 | Küllüoba Kazıları Başlıyor
Prof. Dr. Turan Efe başkanlığında sistematik arkeolojik kazılar başladı. Yerleşimin planı ve tarihsel katmanları yıllar boyunca ortaya çıkarıldı.

2019 | Yeni Dönem
Kazı başkanlığını Prof. Dr. Murat Türkteki devraldı. Küllüoba araştırmaları yeni çalışmalarla devam etti.

2024 | 5000 Yıllık Ekmek Bulunuyor
Kazı ekibi, gömülü bir evin arka odasında çalışırken eşik kısmına çok yakın yerde karbonlaşmış ekmek kalıntısını ortaya çıkardı. Yaklaşık 12,5 santimetre genişliğindeki ekmeğin biçiminin korunmuş olması keşfi daha da önemli kıldı.

21 Mayıs 2025 | “Zamanın Mayası”
5000 yıllık ekmek, Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi'nde açılan “Zamanın Mayası” sergisinde ilk kez kamuoyuyla buluştu.

22 Mayıs 2025 | Yeniden Sofrada
Arkeolojik bulgulardan hareketle geliştirilen Küllüoba Ekmeği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Halk Ekmek tarafından yeniden üretilerek satışa sunuldu. Böylece 5000 yıl önce başlayan hikâye yeniden sofraya döndü.

2026 | Hikâye Toprağa Geri Dönüyor
Küllüoba'dan esinlenen proje bu kez üretime taşındı. Seyitgazi'nin Süpüren Mahallesi'nde ekilen Kavılca buğdayları başak verdi ve üretimin genişletilmesi planlandı.

O Gün Eskişehir Nasıldı?

O GÜN ESKİŞEHİR NASILDI?
Eskişehir Henüz “Eskişehir” Değilken...

5000 yıl geriye gittiğimizde karşımızda bugünkü Eskişehir yoktu. Ne Porsuk çevresindeki şehir merkezi, ne Odunpazarı, ne demiryolu ne de bildiğimiz mahalleler vardı.

Hatta “Eskişehir” adı bile henüz yoktu.

Küllüoba'da ekmeğin yapıldığı yaklaşık MÖ 3200'lerde bölgenin insanları tarım ve hayvancılıkla geçiniyor, tahıl yetiştiriyor, yiyeceklerini depoluyor ve kerpiç yapılardan oluşan düzenli bir yerleşimde yaşıyordu. Küllüoba'nın katmanları Geç Kalkolitik Çağ'dan İlk Tunç Çağı'nın sonlarına kadar uzanıyor.

İnsanlar sabah tarlalarına gidiyor, tahılları topluyor, öğütüyor ve ekmeğe dönüştürüyordu. Bugün bize çok sıradan gelen “bir dilim ekmek”, aslında toprağın işlenmesi, ürünün saklanması ve yerleşik yaşamın gelişmesiyle mümkün olan büyük bir dönüşümün parçasıydı.

Bugünkü Eskişehir adının hikâyesi ise binlerce yıl sonra ortaya çıkacaktı. Bölgenin önemli antik kentlerinden Dorylaion'un kalıntıları zamanla “eski şehir” olarak anılmaya başladı ve bugünkü Eskişehir adının buradan geliştiği kabul ediliyor.

Bu yüzden Küllüoba Ekmeği'ne baktığımızda aslında Eskişehir'in bilinen şehir kimliğinden bile çok daha eski bir geçmişe bakıyoruz.

Bir şehir henüz adını almadan, bu topraklarda insanlar ekmek yapıyordu.

Arşiv Odası

Toprağın Altında Saklanan 5000 Yıl

Bu arşivdeki kareler, Küllüoba Höyüğü’nde yıllar boyunca sürdürülen kazıların ve 5000 yıllık bir hikâyenin yeniden gün ışığına çıkışını anlatıyor.

1996’da başlayan kazılarda her yıl toprağın biraz daha altına inildi; evler, sokaklar, üretim alanları ve binlerce yıl önce burada yaşayan insanların gündelik hayatından izler ortaya çıkarıldı.

2024 yılında ise bu fotoğraflara çok özel bir kare eklendi: Bir yapının kapı eşiğine yakın bölümünde, toprağa gömülü ve karbonlaşmış halde yaklaşık 5000 yıllık bir ekmek bulundu.

Yanmış olması, ekmeğin binlerce yıl boyunca korunmasına yardımcı olmuştu. 2025’te “Zamanın Mayası” sergisiyle gün yüzüne çıkan bu küçük ekmek parçası, artık yalnızca arkeolojik bir buluntu değil; Eskişehir’in bilinen şehir tarihinden çok daha eski bir yaşamın tanığıydı.

Bu arşiv, toprağın üzerinde değişen dünyayı değil, toprağın altında hiç kaybolmayan bir hikâyeyi gösteriyor.

Önce / Sonra

Bir Kapı Eşiğinden Bugünün Sofrasına

Önce: Yaklaşık 5000 yıl önce Küllüoba’da yaşayan insanlar tahılı öğüttü, hamur hazırladı ve bir ekmek pişirdi. Bu ekmek daha sonra yakıldı ve bir yapının kapı eşiğine yakın bölümüne bırakıldı. Neden yapıldığı kesin olarak bilinmese de bunun ritüel amaçlı bir uygulama olabileceği değerlendiriliyor.

Binlerce yıl geçti. Yerleşim toprak altında kaldı, insanlar ve yapılar kayboldu; fakat karbonlaşan ekmek aynı yerde varlığını sürdürdü.

Sonra: 2024 yılında arkeologlar aynı kapı eşiğini yeniden açtı ve ekmeği gün ışığına çıkardı. 2025 yılında ise arkeolojik buluntudan esinlenen Küllüoba Ekmeği yeniden üretildi.

Bir zamanlar Küllüoba’da pişirilen ekmek, 5000 yıl sonra aynı coğrafyada yeniden sofraya döndü.

Biliyor muydunuz?

Küllüoba Ekmeğinin Şaşırtıcı Ayrıntıları
Küllüoba Ekmeği yaklaşık 5000 yıllık bir buluntuya dayanıyor.
Ekmek, Küllüoba Höyüğü'nde 2024 yılı kazılarında bulundu.
Buluntu yaklaşık MÖ 3200 yıllarına tarihleniyor.
Ekmek bir yapının kapı eşiğine yakın bir noktada bulundu.
Pişirildikten sonra yakılmış olması, ekmeğin karbonlaşarak korunmasına yardımcı oldu.
Buluntunun ritüel amaçlı bırakılmış olabileceği değerlendiriliyor.
Ekmek yaklaşık 12–12,5 santimetre çapında ve yaklaşık 2,5 santimetre kalınlığında.
Analizlerde ekmeğin içinde gernik buğdayı ve mercimek bulunduğu açıklandı.
Buluntu 2025 yılında “Zamanın Mayası” sergisinde ilk kez kamuoyuna gösterildi.
Arkeolojik ekmekten esinlenen yeni Küllüoba Ekmeği, Eskişehir Halk Ekmek tarafından yeniden üretilerek sofralara taşındı.

Bugün Ziyaret Et

5000 Yıllık Hikâyenin İzini Sür

Küllüoba'yı özel yapan şey, burada yalnızca eski duvarların bulunması değil. Bu toprakların altında yaklaşık 5000 yıl önce yaşamış insanların evleri, üretimleri, sofraları ve gündelik hayatları yatıyor.

Küllüoba Höyüğü, Eskişehir'in Seyitgazi ilçesinde, Yenikent Mahallesi'nin yaklaşık 1,3 kilometre güneyinde bulunuyor. Ancak burası aktif bir arkeolojik kazı alanı olduğu için ziyaret koşulları müze veya ören yerlerinden farklı olabilir; gitmeden önce güncel ziyaret durumunun kontrol edilmesi doğru olur.

Hikâyenin en etkileyici parçası olan orijinal 5000 yıllık ekmek buluntusu ise Eskişehir Eti Arkeoloji Müzesi'nde koruma altında bulunuyor.

Küllüoba Ekmeği'nin günümüzde yeniden üretilen hâlini de Eskişehir Halk Ekmek satış noktalarında bulmak mümkün.

Böylece bu hikâyeyi üç farklı yerde takip edebilirsiniz: Küllüoba'da başladığı toprağı görmek, müzede 5000 yıllık gerçek ekmekle karşılaşmak ve bugünün Eskişehir'inde yeniden üretilen hâlinin tadına bakmak.

Bir arkeolojik buluntuyu görmekten fazlası: 5000 yıl önce başlayan bir hikâyenin bugün hâlâ devam ettiğine tanıklık etmek.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yazarak bu hafıza kaydına katkı sağlayabilirsin.

Yorumun alındı. Onaylandıktan sonra yayınlanacak.
Yol Tarifi Al